Görülecek Yerler

Yerleşim Yerleri – Köyler

Gökçeada Merkez

Gökçeada, Çanakkale’ye bağlı bir ilçedir. İlçe merkezi en fazla nüfusa sahip yerleşim yeridir. Adanın yönetim ve kamu yapıları merkezde toplanmıştır. Merkezde, 75 evler ve Emlak Bankası tarafından yapımı gerçekleştirilen 800 adet konut 1994 yılında inşa edilmiştir. Eski adı Panayia olan merkez üç mahalleden oluşur: Çınarlı Mahallesi, Yeni Mahalle ve Fatih Mahallesi. Eski bir Rum yerleşimi olarak mahallelerde özgünlüğünü koruyan yerel mimari örneklerine rastlamak mümkündür. Çınarlı Mahallesi özgün yapısını en çok koruyan yerleşimdir. Çınarlı’da Aya Panayia Kilisesi, 1813 tarihli adanın ilk camii olan Merkez Camii ve iki eski çamaşırhane bulunur. Fatih Mahallesi Kaleköy’e giden yolun iki tarafında kuruludur. Bu yol üstünde çok sayıda dükkan ve kamu binası bulunur. Görülebilecek yerler arasında Çınarlı Mahallesi’nde bulunan

Osmanlı mimari örneklerini taşıyan Merkez Camii ve ilçe merkezinin üç camisinden en büyüğü olan Fatih Camii bulunmaktadır. Biri Yenimahalle ve diğeri de Fatih Mahallesi’nde bulunan iki de kilise mevcuttur. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne ait Meslek Yüksekokulu ve Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu da merkezde bulunmaktadır. Merkez adanın diğer yerleşim yerlerine bağlantıyı sağlayan bir düğüm noktası konumundadır. Adadaki yeni köylerin tümü tek tip konutlardan oluşmaktadır.1

1 Lerzan Yetim Erdinç, Gökçeada ve Bozcada’nın Doğal ve Kültürel Peyzaj Özelliklerinin Belirlenmesi Koruma ve Geliştirme Olanakları, Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı, Danışman: Prof. Dr. Mükerrem ARSLAN, Doktora Tezi, s.133

Eski Bademli (Gliki)

Gökçeada’nın kuzey Ege Denizine bakan köyü Eski Bademli ilçe merkezine 4 km. mesafede yer alır. Yeni Bademli’nin kurulmasından sonra Eski Bademli olarak anılan köy yüksek bir tepe üzerine kuruludur. Köyde yer alan Meryem Ana Kilisesi görülmeye değer

bir mimari eserdir. Diğer Rum köyleri gibi tarih kokan kahvehaneleri, ulu çınar ağaçlarının arasında yer alan çamaşırhanesi ve zeytin imalathanesi, adanın gündelik yaşam alışkanlıklarını yansıtır.

Yeni Bademli

Eski Bademli ve Kaleköy’ün arasında kurulmuş olan Yeni Bademli’ye, 1984 yılında Isparta ve Karadeniz’ den gelen aileler yerleştirilmiştir. Adanın nüfus yoğunluğu bakımından en büyük köylerindendir. Merkeze 4 km. uzaklıkta yer almaktadır. Gökçeada’nın denize girilebilecek en güzel noktalarından biri olan Yıldızkoy,

Yeni Bademli’ye beş dakika yürüme mesafesindedir. Merkeze ve deniz kıyısına yakınlığından dolayı özellikle ev pansiyonculuğu önemli geçim kaynağı olmuştur. Tarımsal faaliyetlerde köy halkının geçim kaynakları arasında yer almaktadır.

Dereköy (Shınudı)

Dereköy, adanın batısında, merkeze 15 km. uzaklıkta yer alır. Stratejik konumu ve Pirgos Limanı sayesinde, geçmişte diğer köylere göre ekonomik ve sosyal açıdan daha fazla gelişim göstermiştir.1 Gökçeada’nın en büyük köyü ve geçmişte en kalabalık yerleşim yeri olan Dereköy’ün nüfusu günümüzde çok azalmıştır. Karşılıklı iki tepenin, Halakasi ve Madrabodus Tepeleri yamacında kurulan köy, ortasından geçen yolla ikiye bölünmektedir.2

Adayı ziyarete gelenlerin gözünde gizemli bir yerleşim birimi olan bu köyde, bugün terk edilmiş taş evler, kiliseler, meydan ve çamaşırhaneler, kullanılmayan zeytinyağı imalathaneleri ve dükkanlar bulunur. Adaya konuk olarak gelenlere gösterilebilecek yerlerin başında Dereköy çamaşırhanesi gelmektedir. Ayrıca Dereköy’ün yukarı kilisesi olan Panagia’nın ve Agia Maria adıyla

bilinen aşağı kilisesinin de görülmesi önerilir. Dereköy sit alanı olarak tescil edilmiştir.

Dereköy’ün bir mahallesi olarak kabul edilen Şahinkaya Mahallesi, 1975 yılında kurulmuştur. Ada’da iskân kanunu ile kurulan ilk toplu yerleşim yeridir. Trabzon Çaykara ilçesine bağlı Şahinkaya köyünden 61 hane adaya yerleştirilmiştir. Zaman içinde Dereköy’de yaşayanlar ilçe merkezine göç etmişlerdir.3

1 Ağaryılmaz P., Gökçeada (der. Öztürk, Bayram) Gökçeada Belediyesi Yayını, Çanakkale, 2002, s.110
2 Şahin, M. 1996. , Gökçeada, Tasarım Dergisi Sayı:63, s: 95-97. Yurtseven H.R. ve Yurtseven, E. 2002. Gökçeada: Bir ada gelenegi, Gökçeada Belediyesi Yayınları, s: 41-52 ISBN: 975-92501-0-1, Gökçeada.
3 Nazlı Uçar, Turizmin Kırsal Alana Etkisi: Gökçeada Örneği, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antropoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans Tezi, 2010, s.21.

Kaleköy (Kastro)

Kaleköy, adanın ilk yerleşim merkezidir ve kıyıda yer alan tek yerleşim alanıdır. Merkeze uzaklığı 5 km. olan köy, konumu nedeniyle günümüzde sosyal açıdan en canlı yerleşim alanını oluşturmaktadır. Aşağı ve Yukarı Kaleköy olmak üzere iki bölümden oluşur. Aşağı Kaleköy yaz akşamları ilçenin en hareketli mekanıdır. İlk olarak 1964’te yapılan daha sonra 2006 ve 2013 yıllarında genişletilen Kaleköy balıkçı barınağı boyunca sıralanan, çay bahçeleri, restoranlar, otel ve pansiyonlar turizm amaçlı kullanılmaktadır.

Kaleköy Limanı’nda, Gökçeada’nın Metropolitan Kilisesi olan Aya Marina Kilisesi bulunur. Son yıllarda restore edilen kilise görülmeye değerdir. Eskiden balıkçıların denize açılmadan önce buraya uğrayıp, Tanrı’ya kendilerini koruması ve bereket vermesi için dua ettikleri bilinir.

Kaleköy’de bulunan Gökçeada Akropolü, dik uçurumlardan engel oluşturan, taş ile inşa edilmiş, duvarlar ile korunmakta olan bir yerleşmedir. Bu surlar Gökçeada’nın Pelasgianlar zamanında yerleşim alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. M.Ö. 5. yy’ın ortalarında Atinalı toprak sahipleri bu surların çevresine yerleşmişlerdir ve yaşamlarını Yunan kent devletlerine benzer biçimde sürdürmüşlerdir. Pazar yeri, tiyatro, evler ve tapınaklar yerleşim alanının genel yapısını oluşturmaktadır.1 Kaleköy kentsel sit alanı olarak tescil edilmiştir. Kaleköy Kalesi ve Kaleköy Yıldız Koyu Mevkii I. Derece arkeolojik sit, Kaleköy Kalesi çevresi III. derece arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alınmıştır.

1 Yurtseven, H..R. 2006, Sıradan İnsanların Öyküleri, Detay Yayıncılık, 1. Baskı, ISBN:975-8969-62-5, Yayıncı No: 06-06-0395-HY-156, Ankara.

Tepeköy (Agridia)
Tepeköy’ün eski adı Agridia Yunanca’da küçük tarlalar anlamına gelir. 17. yüzyılda kurulmuştur ve özgün kimliğini hala muhafaza etmektedir. Sit alanı olarak tescil edilen köy, ilçe merkezine 13 km. uzaklıkta olan Aya Dimitri Tepesi’nin güney yamacında kurulmuştur. Köyün yakınında bulunan, 1994 yılında tescil edilmiş anıt çınar ağacının bulunduğu yer, Çınaraltı (İspilya) diye anılan mesire alanı olarak kullanılmaktadır. Semadirek Adası’na bakan tepeye yerleşmiş bu piknik alanında yarım asırdan fazla yaşı olan bir anıt çınar ağacı yer almaktadır.1

Tepeköy’de köy meydanı kahve, kilise, Barba Yorgo Meyhanesi, çamaşırhane, zeytinyağı imalathanesi ve geleneksel konutlar yer almaktadır. Evangelismos Teotoku Kilisesi ve bir şapelin de bulunduğu eski Rum mezarlığı gezilebilir. Her yıl 15 Ağustos’da

köyde geleneksel olarak Meryem Ana Bayramı yapılmaktadır. Yaklaşık on gün süren kutlamalar için daha önce adadan göç edenler de ziyarete gelir. Meydanda kurulan kazanlarda yemekler pişirilir, sokaklar insanlarla ve müzikle dolup taşar, Gökçeada’nın ismiyle anılan ev şarapları tüketilir.

Rum evlerini ve doğayı bir arada görmek için, Gökçeada doğa yürüyüşü rotları içinde, Çınaraltı piknik alanından başlayan 4,4 km ve uzunluğunda olan ve yaklaşık 2 saat süren rotayı izleyebilirsiniz.

1 Lerzan Yetim Erdinç, Doktora Tezi, s.136

Zeytinliköy
Sosyal yapı olarak adanın en gelişmiş köylerinden olan Zeytinli (Ayatodori) Ada’nın koruma altındaki dört köyünden biridir. 15.08.1991 tarihinde kentsel sit alanı olarak tescil edilmiştir. Merkezden güneybatı yönüne uzanan asfalt yol üzerinde, merkeze 3 km. uzaklıkta yer almaktadır. 16. yy. da kurulmuş olan köy, günümüzde dar sokakları ve taş evleriyle fiziksel dokusunu büyük ölçüde koruyabilmiştir.1 Geleneksel Rum evleri, köy meydanı, kahveleri ve kilisesiyle tipik bir Rum köyüdür. Köyde sürekli yaşayan kişi sayısı 50-60 civarındadır. Göçeada’ya gelenlerin uğrak yeri, dibek kahvesiyle ünlenmiş Madam Maria’nın Yeri, Orhan Bey’in
ve Bay Hristos’un kahvehaneleri Zeytinliköy’de yer almaktadır. Adanın en eski kilisesi olan Agios Georgios Kilisesi de bu köydedir.

Zeytinli’nin gurur kaynağı, 300 milyon Ortodoks Hıristiyan’ın ruhani lideri olan 1. Bartholomeos’un 1940 yılında burada doğmuş olmasıdır. 1991 yılında Patrik ilan edilen Bartholomeos, senede birkaç kez doğduğu evi ziyarete gelmektedir.

1 Saygı, E. 1992, Gökçeada-İmbroz, Serhat A.S. s:11-48., İstanbul

Eşelek
Köyün ilçe merkezine uzaklığı 8 km.’dir. Aydıncık yolu üzerinde kurulan köy, 2000 yılında Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Eşelek Köyü’nün Bakacak Barajı’nın etkilenme alanında kalması nedeniyle kurulmuştur. Aydıncık Plajı’na en yakın yerleşim yeridir. Bu nedenle
kışın tarım ve hayvancılıkla uğraşan köy halkı yazın ev pansiyonculuğu yapmaktadır. Eşelek’in iki katlı, bahçeli, deniz manzaralı, renkli evleri asfalt yolun kenarında sıralanır. Köylüler yazın yol kenarında tezgahlar açarak meyve sebze satarlar.

Şirinköy
Bulgaristan’dan göç eden aileler için kurulmuş bir köydür. 1990 yılında yerleşime açılmıştır. Merkeze 22 km. uzaklıkta yer almaktadır. Zeytincilik köy halkı için önemli bir gelir kaynağıdır. Köy yakınında eskiden cezaevi olarak kullanılan tesis bulunmaktadır. Ancak bugün kullanılmayan bu tesisin bir bölümü zeytinyağı fabrikası
olarak işletilmektedir.1 Şirinköy de, Göçeada’nın geneli gibi yaz mevsiminde canlılık kazanmaktadır.

1 Nazlı Uçar, 2010, s.25.

Uğurlu
Çınarlı’ya 16 km. uzaklıkta olan Uğurlu, adanın en batı ucundaki köydür. İskân kanunu kapsamında Burdur ve Muğla’dan gelen hanelerin buraya yerleştirilmesiyle 1985 yılında kurulmuştur. Köylülerin başlıca geçim kaynağı turizm, tarım ve hayvancılıktır. Köylünün %71,1’i yaz aylarında ev pansiyonculuğu yaptığı için turistlerin konakladığı en işlek köylerden biridir.1 Gökçeada’da kamu personellerinin yararlanmasına olanak tanıyan kamu kampları yer almaktadır. 15 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında hizmet veren, kamu eğitim ve dinlenme tesisleri Uğurlu Köy’de yer almaktadır.
Uğurlu Limanı’na büyük balıkçı tekneleri sığınır, burada adalılar balık tutar. Köye yürüme mesafesinde denize girilebilecek cennet gibi doğal plajlar vardır. Gizli Liman bunlardan biridir. Tam da bu nedenle Uğurlu pansiyon ve otelleri, yaz aylarında ziyaretçilerin konaklama için ilk tercihidir. Burada ev pansiyonculuğu yaygın olmakla birlikte oteller de bulunmaktadır.

1 Nazlı Uçar, 2010, s.24.

Tarihi Mekanlar ve Doğal Güzellikler

Tuz Gölü
Aydıncık’ta bulunan ve Tuz Gölü olarak adlandırılan lagün gölü, Gökçeada’nın güneyinde, doğu batı yönünde uzanır. Çok sayıda su kuşu türüne ev sahipliği yapan gölün etkileyici bir görünümü vardır. Flamingo, angıt, suna, ördek türleri, yağmurcun türleri, kum kuşu türleri, martı türleri ve öcüler gibi ada genelinde 80 kuş türü tespit edilmiştir.1 Adanın doğal göllerinden en önemlisi olan Tuz Gölü’nün suyu içme ve sulama amaçlı kullanılmaya uygun değildir. Gölün Kefaloz Plajı cephesinde siyah renkli çamur oluşumu bulunur. Bu siyah çamurun çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır.2
Yazın kuruyan gölün yüzeyini ince bir buz tabakası kaplamakta, mistik bir görüntü oluşturmaktadır.

1 Ertan, A. 2005. “Gökçeada’nın Dogal Zenginlikleri” Gözlem Raporu Gökçeada Dergisi, Sayı 1, Mayıs-2005, s: 20-24, Gökçeada Turizm, Tanıtma, Koruma ve Geliştirme Derneği Yayınları, Gökçeada.
2 Lerzan Yetim Erdinç, Gökçeada ve Bozcada’nın Doğal ve Kültürel Peyzaj Özelliklerinin Belirlenmesi Koruma ve Geliştirme Olanakları, Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı, Danışman: Prof. Dr. Mükerrem ARSLAN, Doktora Tezi, s.110.

Ada Koyları
Gökçeada’nın sahilleri çeşitli şekiller göstermekte, ada doğal yapısı nedeniyle irili ufaklı birçok koyu barındırmaktadır. Kuzeydoğusunda Yıldız Koyu ile Kuzu Limanı arasında dik tepeler denize duvar şeklinde iner. Çok dik sahiller meydana getirir. Kuzey sahili güneye oranla daha çok girintili ve çıkıntılıdır. Bunların başlıcaları; Aydıncık Limanı, Yıldızkoy, Marmaros Burnu’dur. Adanın kumlu sahil kısmı Aydıncık Burnu, Yuvalı Burnu ile Kömür Burnu arasındaki sahil şerididir.1

Gökçeada’nın akvaryum gibi koyları ve tertemiz plajları ziyaretçileri her yaz kendine çeker. Her biri farklı doğal güzelliklere sahip, Gizli Liman, Kaleköy Limanı, Aydıncık Koyu, Güzelcekoy, Kapıkaya, Laz Koyu ve Yuvalı tek tek görülmeye değerdir. Gökçeada koyları rüzgar

sörfü, paraşüt sörfü ve dalış sporları için dünya çapında çekim merkezleridir. Dağların sıralanışı, rüzgarın hızı ve yönü, suyun berraklığı eşsiz bir bileşim oluşturmaktadır.

Kefaloz Koyu’nun, denize bakan kısmının sol köşesinde, sığ sularda İngiliz batıkları, bulunmaktadır. Batıklar, scuba dalışının yanı sıra, şnorkel dalışı ile de rahatlıkla gezilebilir. Kolay bir dalış noktasıdır ve henüz yolun başında olan dalıcılar bile burada rahatlıkla, son derece ilginç bir dalış tecrübesi yaşayabilirler.

1 Lerzan Yetim Erdinç, Doktora Tezi, s.80-83

Gökçeada Deniz Parkı
1999 yılında Yıldızkoy Yelkenkaya arasında kalan kısım, su altı güzellikleri sebebiyle Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı tarafından su altı parkı ilan edilmişti.1 Daha sonra parkın sınırları yaklaşık yarım mil daha uzatılarak Çiftlik Koyu’na kadar genişlemiştir. Yelkenkaya ile Çiftlik Koyu arasında yer alan, içerisinde su altı mağara girişleri de olan ve Akdeniz Foku dahil pek çok deniz canlısı için habitat olma özelliği taşıyan bölge koruma altına alınmıştır. Bu park Türkiye’nin ilk ve tek su altı parkı’dır. TÜDAV’ın çalışmaları ile Johannesburg Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde ülkemizin en iyi koruma alanı uygulamaları arasına girerek uluslararası literatüre girmiştir.2 
Deniz florası ve faunası koruma altında olan akvaryum gibi sularda şnorkelle yüzerek zengin sualtını seyretmek büyük bir zevktir. Ulaşımı tekneyle veya kıyıdan gerçekleşen Mavi Koy, tanıtım dalışı ve serbest dalış için uygundur. Gökçeada’ya gelenlerin mutlaka keşfetmesi gereken nadir güzelliklerdendir.

1 Türkiye’nin ilk Deniz Parkıdır. 21 Şubat 1999 tarih 23618 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
2 http://www.tudav.org/index.php?option=com_content&view=article&id=202%3Atudav-oenerisi-ile-goekceada-deniz-parknn-snrlar-geniletildi&catid=51%3Agoekceada-deniz-park&Itemid=111&lang=tr

Aydıncık Sahili
Aydıncık yaz aylarında Gökçeada’nın en gözde plajıdır. Altın gibi kumsalının uzunluğu yaklaşık 2 kilometredir. Aydıncık Sahili ziyaretçilere kamp yapma imkanı da sunar. Bu sahil rüzgar sörfüne ilgi duyanlar için özel bir mekan konumundadır. Ege’deki rüzgâr koridorunun başlangıç noktası olarak kabul edilen Gökçeada güney sahilleri rüzgâr hızı ve yönünün uygun olması nedeniyle rüzgâr sörfü faaliyetlerinin gerçekleşmesine olanak tanımaktadır. Aydıncık Burnu en uygun alandır. Rüzgar şiddeti 4-5 seafort (11-16,17-27 deniz mili) civarındadır. Rüzgar bütün yıla yayılmıştır ve homojendir. Gökçeada‘da rüzgar sörfüne elverişli gün sayısı 300 civarındadır. Bu ortam profesyonel sörfçüler için az bulunan bir fırsattır.1 Aydıncık
Sahili’nde 2004 yılında, rüzgar sörfü ve kite sörf eğitimi veren bir Sörf Eğitim Merkezi kurulmuştur.2

Aydıncık Burnu’nun yaklaşık 1.5 mil açığında, 27 m. derinlikte, Çanakkale Savaşı’ndan kaldığı tahmin edilen bir batık gemi bulunmaktadır. Burası, dünyanın her yerinden gelen tecrübeli dalıcılar için büyüleyici bir tecrübe sunar.

1 Lerzan Yetim Erdinç, s.252
http://surfgokceada.com/

Yeni Bademli Höyüğü (Gökçetepe Höyügü)
Gökçeada’da arkeolojik çalışmalar, Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından başlatılmıştır. 1996 yılında Yeni Bademli Höyüğü’nde başlayan çalışmalar Adanın tarihine ışık tutmuştur. 1999 yılında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiş olan Yeni Bademli Höyüğü, Kaleköy’ün 1.7 km. güneybatısında, Çınarlı ilçe merkezi ile Kaleköy’ü birbirine bağlayan asfalt yolun batısında, Büyükdere Vadisi’nde yer almaktadır. Höyüğün batı terasında Eski Tunç Çağı’na ait kap parçalarının çok yoğun olması, yüzeyin hemen
altında Eski Tunç Çağ tabakalarının var olduğu fikrini vermektedir. Arkeologlar Höyükte 1. Troia Devri çağdaşı parçaların yanısıra ithal Myken boyalı kap parçaları da bulmuşlardır. Bu buluntular, merkezin M.Ö 2000’de deniz ticaret yolları üzerinde olduğuna işaret etmektedir.1

1 Hüryılmaz, H. 2006. “Gökçeada Yeni Bademli Höyük’te Kent Organizasyonu ve Yönetimi”, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi www.E-Sosder.Com. ISSN:1304-0278 Güz -2006.

Kaşkaval Burnu, Peynir Kayalıkları
Kuzu Limanı’nın hemen solunda yer alan Kaşkaval Burnu, peynir kayalıkları diye adlandırılan heykelsi kaya oluşumlarına sahiptir. Kaşkaval Kayalıkları üst üste dizilmiş peynir kalıplarını andırdığı için bu ismi almıştır. Bu kayalar ancak denizden tekne ile görülebilmektedir. Kaşkaval Burnu hakkında bir efsane anlatılır. Efsane sayısız keçi ve koyuna sahip zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadınla ilgilidir. Yaşlı kadın peynirlerini kimseyle paylaşmamış, cennete gidebilmek için yüzlerce yuvarlak kalıp peyniri üst üste dizmiş. Karnı çok aç olan küçük bir çocuğun isteğini de reddetmiş ve
onu kovmuş. Efsaneye göre Tanrı cimriliği yüzünden kadını cezalandırmış. Kadını ve peynirlerini taşa dönüştürmüş. Kaşkaval Burnu bu şekilde oluşmuş.1 Kaşakaval Kayalıkları, bot ile Kaleköy Limanı’ndan yaklaşık 15 dakikalık, Kuzu Limanı’ndan 5 dakikalık mesafede bulunan önemli bir dalış noktasını barındırır.

1 Cittaslow Gökçeada, ÇOMÜ GUBY yayını, T.C. Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın desteklediği “Cittaslow Gökçeada ve Eko-gastronomi Kültürünün Ulusal-Uluslararası alanda Tanıtılması Projesi” kapsamında hazırlanmıştır.

Gökçeada Kaya Mezarı- Nekropol Alanı
Nekropol Alanı Aydıncık’ı Uğurlu’ya bağlayan asfalt yolun sağında Kokina mevkinde yer alan Gökçeada Nekropol Alanı; 1985 yılında I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Buradaki kaya mezarlarının kalıntılarının MÖ 3000 yıllarına ait olduğu belirtilmektedir. Mezar
kalıntıları Aydıncık Mevkii yakınlarında yer almaktadır, kaya mezarı ilçe merkezine 18 km. uzaklıktadır. Son derece gizemli olan bu kaya mezarının hangi dönemden kaldığı tam olarak bilinmemekle birlikte, Roma dönemine ait olduğu düşünülmektedir.

Marmaros Şelalesi
Gökçeada’daki Marmaros Şelalesi doğal bir mucizedir. Marmaros Şelalesi’ne yemyeşil bir vadiden geçilerek ulaşılır. Şelale 38 m.’den dökülür. Yazın suları iyice azalan Marmaros Şelalesi, sularını dere aracılığıyla Marmara Denizi’ne gönderir. Marmaros Şelalesi çevresi
bir doğa yürüyüşü cennetidir: Marmaros Şelalesi, Tepeköy-Marmaros ve Dereköy-Marmaros Şelalesi rotaları, Gökçeada’nın en etkileyici doğa yürüyüşü parkurları arasında yer alır.

Gökçeada Kalesi
Gökçeada Kalesi adanın kuzeybatı tarafında Kaleköy’ün bulunduğu tepe üzerinde yer almaktadır. Yerleşim kalenin çevresinde gelişmiş ve burası adanın geçmişte idare ve savunma merkezi olmuştur. Adanın geçmişteki ilk limanı olan Kaleköy Limanı’nı korumak amacıyla hakim tepede kurulmuştur. Yıkık durumda olan kale,
Bizans ve Ceneviz yapı özelliğini göstermektedir. Kale ve çevresi 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.1

1Emecen, M.F. 2002., İmbros’tan İmroz ve Gökçeada’ya Bir Adanın Tarihi Geçmişi, s:53-68, Gökçeada Kitabı, Gökçeada Belediyesi Yayınları, ISBN: 975-92501-0-1, Gökçeada.

Gökçeada Plajları ve Koyları

Gökçeada’yı çepeçevre saran, 95km.’lik sahil şeridi, irili ufaklı kumsallara sahiptir. Pek çoğu bakir bir durumda olan kumsallar, dünyanın en temiz sahilleri arasında yer almaktadır. Aydıncık, Gizli Liman, Yuvalı, Uğurlu, Pirgos, Lazkoyu, Kuzulimanı, Sualtı Milli Parkı’nın da içinde bulunduğu Yıldızkoy, Mavikoy, Yelkenkaya en
önemli plajlarıdır. Güney sahilleri ipek gibi incecik kum, kuzey sahilleri mücevher gibi çakıllıdır. Deniz suyunun temizliği ve berraklığı dalış sporu ve su altı fotoğrafçılığı için son derece avantajlıdır. Adanın kesintisiz rüzgarı sörf için yıl boyunca son derece uygundur.

Aydıncık Plajı (Kefaloz)
Gökçeada’nın güney kesiminde bulunan Aydıncık Koyu ile Kefaloz kıyılarındaki deniz kumulları eşine az rastlanır bir kıyı özelliği gösterir. Kefaloz kıyısındaki 700m. uzunluğundaki kıyı şeridi estetik kıyı özelliği taşımaktadır. Aydıncık Plajı ilçe merkezine 13 km. uzaklıktadır. Yaz aylarında Ada’nın en gözde plajı konumundadır. Aydıncık (Kefaloz) Plajı Gökçeada’nın günübirlik tesisi olan tek plajdır. Tuzgölü’ne olan yakınlığı nedeniyle de çekicidir. Altın rengi muhteşem bir kumsala sahiptir. Aydıncık Körfezi, Tuzgölü – Ege
Denizi arasındaki koridor Avrupa’nın en önemli sörf noktalarından biri olmaya adaydır. Aydıncık Plajı profesyonel sörfçüler için az bulunan bir fırsattır.
Aydıncık rotası Gökçeada doğa yürüyüşü parkurları arasında yer alır. Görsel açıdan müthiş, yaklaşık 14 km. uzunluğunda, 4 – 4,5 saatte yürüyebileceğiniz ve istediğiniz zaman bitirebileceğiniz dairesel bir parkurdur.

Laz Koyu
Gökçeada doğal yapısı nedeniyle birçok irili ufaklı koyu bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Şahinkaya arazisi içerisinde yer alan Laz Koyu’dur. Buraya Şirinköy’den Kapıkaya istikametine doğru gidildiğinde ulaşılabilir. Doğal yapısıyla ve
güzelliğiyle Laz Koyu hoşça vakit geçirebileceğiniz kumsallardandır. Adanın sert kuzey rüzgarları bu koya ulaşamaz. Deniz her zaman çarşaf gibidir.

Yuvalı Plajı
Adanın güney kıyısında yer alan Yuvalı (Pyrgos) Plajı, Uğurlu Köyü ve Şirinköy’e yakın bir konumda bulunmaktadır. Kamu kurumlarının tesisleri burada kurulmuştur. Bununla birlikte iki koya yayılmış plajın
halka açık bölümü de bulunmakta, tesislerin büfe, kafe ve restoranları ziyaretçilere açıktır.

Gizli Liman
Gökçeada’nın batı kısmında İnce Burun’un Uğurlu Köyü tarafında, poyraz rüzgarlarına kapalı doğal bir limandır. İncecik kumdan oluşan kumsalı ve çam ağaçlarıyla cennet gibidir. Adanın en doğal ve uçsuz bucaksız kumsallarından birisi olan Gizli Liman’a Uğurlu Köyü’nden gidilir. Gizli Liman, Uğurlu Balıkçı Limanı’ndan sonra hoş bir sürpriz gibi karşınıza çıkar. İskeleye varmadan sağa ayrılan yoldan yaklaşık 2 km. gidildikten sonra Gizli Liman’a ulaşılır. Sahil şeridinin uzunluğu yaklaşık 1–1,5 km.’dir. Sahil tamamen bakirdir ve burada hiçbir yapı
mevcut değildir. Türkiye’nin en batı ucu olan İnce Burun, Gizli Liman’a yakın bir konumda yer almaktadır.

Gizli liman tanıtım dalışı ve serbest dalış için en uygun noktalardan biridir. En derin noktası 8 m.’dir. Sürüler halinde sarpa, kefal ve barbun balıklarını görmek mümkündür. Ulaşım tekne, bot ve kıyıdan sağlanmaktadır. Bot ile Uğurlu İskelesi’nden yaklaşık 5 dakikalık mesafededir.


Yıldızkoy
Yıldızkoy, Gökçeada’nın kuzey kıyılarından denize girilebilecek en uygun noktadır. Yıldızkoy’un bir bölümü Mavi Koy olarak adlandırılmaktadır. Adada hakim rüzgar kuzeyden olduğu için burası genelde rüzgarlıdır. Yıldızkoy’da heykelsi kaya oluşumları dikkat çeker. 1999 yılında Yıldızkoy’dan başlayarak Yelkenkaya’ya uzanan bölge su altı güzellikleri sebebiyle Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı tarafından Su Altı Parkı ilan edilmişti. Daha sonra parkın sınırları yaklaşık yarım mil daha uzatılarak Çiftlik Koyu’na kadar genişlemiştir. Yelkenkaya ile Çiftlik Koyu arasında yer alan ve içerisinde sualtı mağara girişleri de olan ve bölge, Akdeniz Foku dahil pek çok deniz canlısı için habitat olma özelliği taşıdığı için koruma altına alınmıştır. Bu park Türkiye’nin ilk ve tek Su Altı Parkı’dır. TÜDAV’ın çalışmaları ile Johannesburg Dünya Sürdürülebilir
Kalkınma Zirvesi’nde ülkemizin en iyi koruma alanı uygulamaları arasına girerek uluslararası literatüre girmiştir.1 Deniz florası ve faunası koruma altında olan akvaryum gibi sularda şnorkelle yüzerek zengin sualtını seyretmek büyük bir zevktir. Koyun içinde sadece dış duvarları ayakta duran eski bir şapel de bulunur.

Gökçeada doğa yürüyüşü parkurları arasında yer alan Yıldızkoy rotası, güzel bir yürüyüşün ardından, masmavi sulara kavuşma imkanı verir.

1 http://www.tudav.org/index.php?option=com_content&view=article&id=202%3Atudav-oenerisi-ile-goekceada-deniz-parknn-snrlar-geniletildi&catid=51%3Agoekceada-deniz-park&Itemid=111&lang=tr

Marmaros Plajı ve Şelalesi
Marmaros Gökçeada’nın kuzey kıyılarında denize girilebilecek nadir koylardandır. Akvaryum gibi denizi, bakir taşlık plajı ile tüm yerleşim yerlerinden uzakta kayıp bir cennettir. Çam ormanlarının içinden yapılan yaklaşık bir saatlik serin bir yürüyüşün sonunda Marmaros Şelalesi’ne ulaşılır. Kış aylarında şelalenin suyu artar,
38 metre yükseklikten dökülür ve eşsiz bir seyirlik oluşturur. Adada şelalenin varlığı doğanın bir mucizesi gibi sizi karşılar. Marmaros Şelalesi, Tepeköy-Marmaros ve Dereköy-Marmaros Şelalesi rotaları, Gökçeada’nın en etkileyici doğa yürüyüşü parkurları arasında yer alır.

Kuzulimanı
Kuzu Limanı, Gökçeada’nın yaklaşan gemilere yüzünü ilk kez gösterdiği yerdir. Gemilerin yanaştığı limandır. Plajı sayesinde Gökçeada’nın gözde mekanlarından birisi olmuştur. Plajda kafelerde vakit geçirmek ya da zengin çeşitlilikteki spor etkinliklerine katılmak mümkündür.
Gökçeada doğa yürüyüşü parkurları arasında yer alan Merkez – Kuzu Limanı rotası hem Güzelce Koy’u hem de Kuzu Limanı’nı görebileceğiniz ender rotalardan biridir. Ortalama iki buçuk saatte yürünebilir.
top