kultur ⏱ 7 dk okuma

İmroz'dan Gökçeada'ya: Adanın 8 Bin Yıllık Tarihi

✍️ Murat Kavak · 29 March 2026 Güncel: Mart 2026 · 👁 6 görüntülenme
Kısa Özet

📍 Anlık Hava — Dereköy 29.03.2026 15:02
🌡️
10°
Gökçeada
💨 5 km/s —
Kısaca
  • Gökçeada'nın tarihi M.Ö. 6000'e kadar uzanıyor; Zeytinlik Höyüğü'nde Neolitik Çağ'dan bu yana kesintisiz yerleşim izleri var
  • Ada 471 yıl Osmanlı yönetiminde kaldı; 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye'ye bağlandı
  • MGK'nın 1964 tarihli kararıyla başlayan süreçte 30.000 dönümü aşkın arazi istimlak edildi, Rum okulları kapatıldı
  • 1960'ta 5.000'den fazla olan Rum nüfus bugün yaklaşık 200-300 kişiye geriledi
  • 2013'te ilkokul, 2015'te ortaokul ve lise yeniden açıldı; 5 Rum köyü hâlâ kentsel sit alanı koruma altında

Gökçeada'da yıllar içinde fark ettiğim şeylerden biri şu: adanın taşlarını çevirdiğinde altından her zaman bir başka katman çıkıyor. Zeytinlik Höyüğü'nün yanından her geçişimde durur, oraya M.Ö. 6000-5000 yıllarında ilk tohumunu eken insanları düşünürüm. O günden bugüne pek çok halkın eline geçti bu ada; ama hiçbiri kolayca bırakmadı.

Adalılar genellikle tarihi bir turist rehberi gibi anlatmaz. Yaşlı bir amca sana Dereköy'deki boş evden söz ederken, konu kaçınılmaz olarak büyüğünün ya da komşusunun göç hikayesine gelir. İmroz'un tarihini okumak başka bir şey, yaşamak başka bir şey.

8.000 Yıllık Yerleşim: Pelasglardan Osmanlı'ya

İlk Yerleşimciler ve Antik Çağ

Adanın bilinen ilk sakinleri Pelasglar; İyonlardan çok önce burada yaşayan, Ege'nin kayalık adalarına yayılmış bir halktı. Onların izlerini Zeytinlikköy çevresindeki höyüklerde bulabilirsiniz. Ardından Traklar, Persler ve M.Ö. 494'te General Miltiades komutasındaki Atinalılar geldi. Her uygarlık bir taş üstüne taş koydu; bir kısmı Kaleköy'deki Ceneviz kalesi kalıntılarında hâlâ ayakta duruyor.

Geç Tunç Çağı'nda ada, Prens Mukkuş tarafından yönetilen Mira ve Vilusa Krallığı'nın egemenliğine girdi. Bizans döneminde 1204-1261 yılları arasında kısa süreliğine Venedik ve Cenevizlilerin eline geçti. Tarihin en yorucu halkası belki de bu: her güçlü el adaya uzandığında, burada yaşayan insanlar yeniden uyum sağlamak zorunda kaldı.

Osmanlı'nın 471 Yılı

1456'da Fatih Sultan Mehmet adayı fethetti. Sonraki 471 yıl boyunca İmroz, Osmanlı himayesinde nispeten sakin bir dönem geçirdi. Kanuni Sultan Süleyman zamanında ada vakıf ilan edildi, Limni'ye bağlıyken kaza statüsüne yükseltildi. Bu statü sayesinde adanın mal varlığı korundu ve Rum nüfus kendi kiliselerini, okullarını, zeytin bahçelerini sürdürebildi.

18 Ekim 1912'de Osmanlı egemenliği sona erdi. Balkan Savaşları'yla başlayan sekiz-dokuz yıllık Yunan yönetiminin ardından 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile İmroz ve Bozcaada Türkiye'ye bırakıldı. Antlaşmanın 37-44. maddeleri Müslüman olmayan azınlıklara din, eğitim, dil ve mülkiyet hakları güvencesi veriyordu.

1964: Adanın Kimliği Nasıl Değişti?

MGK Kararı ve İstimlak

Kıbrıs'taki olayları gerekçe gösteren MGK'nın 27 Mart 1964 tarihli 35 sayılı kararı, dönüşümü resmen başlattı. Adalet Bakanlığı için 20.000 dönüm, Tarım Bakanlığı için 12.000 dönüm, askeri ve eğitim amaçlı ek arazilerle birlikte toplamda 30.000 dönümü aşkın tarım arazisi istimlak edildi. Rum çiftçilerin asırlık zeytin bahçeleri bir gecede el değiştirdi.

Bir keresinde Tepekköy'de yaşlı bir kadınla konuştum; adını yazmamı istemedi, anladım. "Sabah uyandık, tarlaya gittik. Tarla yoktu artık" dedi. Daha fazla eklemedi, gerek de yoktu.

Göç Dalgası ve Bugünkü Rum Varlığı

1964-66 yılları arasında altı Rum ilkokulu ve merkez ortaokulu kapatıldı. 1965'te açık cezaevi faaliyete geçince mahkumların gündüz serbest dolaşması, ilk altı ayda 1.600 haneli Dereköy'den 300'den fazla hanenin göçüne neden oldu. 1960'ta adada 5.000'den fazla Rum yaşıyordu; bugün bu rakam yaklaşık 200-300 kişiye geriledi.

29 Temmuz 1970'te ada resmi olarak İmroz'dan Gökçeada'ya dönüştürüldü. Köy adları zaten 1965'te değiştirilmişti. Gidenler Atina'ya, İstanbul'a, Avustralya'ya, Amerika'ya dağıldı; bir kısmı Güney Afrika'daki elmas madenlerine bile gitti.

Yine de hikaye burada bitmedi. 2013-2014'te ilkokul sadece 4 öğrenciyle yeniden açıldı. 2015-2016'da ortaokul ve lise kapılarını araladı — tam 51 yıl aradan sonra. Bugün bu okullarda 17 lise, 9 ortaokul, 12 anaokulu-ilkokul öğrencisi eğitim görüyor. Az sayı ama sembolik olarak ağır bir adım.

Tarihi Köylerde Gezmek: Taşların Arasında Zaman

Bu tarihi bugün en iyi Bademlikköy (Gliki), Dereköy ve Tepekköy'de hissediyorsunuz. Tepekköy'deki 1832 tarihli Evangelismos Theotoku Kilisesi hâlâ ayakta; Barba Yorgo tavernası da öyle. Dereköy'de ise zamanında Türkiye'nin en kalabalık köylerinden biri olan bu yerde şimdi yarı terk edilmiş taş evler, eski zeytinyağı tesisleri ve tarihi çamaşırhane var. Park yeri yok, yol dar, ama o atmosfer başka.

Zeytinlikköy'de doğan Ekümenik Patrik Bartholomeos'un köy meydanındaki fotoğrafı, buranın ne kadar küresel bir anlam taşıdığını hatırlatıyor. Dünya Ortodoks Hristiyanlarının ruhani liderinin doğduğu köy, bugün restore edilmiş taş evleri ve küçük kafeleriyle sakin bir yaz destinasyonuna dönüşmüş.

  • Tepekköy (Agridia): En iyi korunmuş Rum köyü, 1832 tarihli kilise, eski Rum okulu kalıntısı, Rum mezarlığı
  • Dereköy (İşnudi): "Hayalet köy" atmosferi, tarihi çamaşırhane, zeytinyağı tesisleri kalıntıları
  • Zeytinlikköy (Aya Todori): Bartholomeos'un doğduğu köy, Agios Georgios Kilisesi, kafeler
  • Bademlikköy (Gliki): Restore edilmiş taş evler, yazlık olarak yeniden canlanıyor
  • Kaleköy: Ceneviz kalesi kalıntıları ve tarihi liman bölgesi

Tüm köyler Merkez'den 5-15 km mesafede. Toplu taşıma sınırlı; kendi aracınız ya da kiralık araç şart. Kışın köyler neredeyse boş — atmosferik ama hüzünlü. En iyi ziyaret zamanı mayıs-haziran ya da eylül-ekim arası. Ada hakkında daha fazlasını keşfetmek için Gökçeada'nın kültürel mirasına göz atabilirsiniz.

BilgiDetay
Köylere girişÜcretsiz
Merkez'e mesafe5-15 km (köye göre değişir)
UlaşımKendi aracı veya kiralık araç önerilir
En iyi dönemMayıs-Haziran, Eylül-Ekim
Rum okulu2015'ten itibaren açık (özel statü)
Sit alanı5 Rum köyü kentsel sit koruma altında

Sıkça Sorulan Sorular

İmroz adı ne anlama geliyor, kökeni nedir?

Luvice "İmaura" (Yüce Ana Tanrıça) veya "İmraşça" (açık alan) kelimesinden geldiği düşünülüyor. Antik Yunancada "İmbros" formunu aldı, Osmanlılar "İmroz" dedi. İsmin tam kökeni hâlâ tartışmalı.

Gökçeada adı ne zaman ve neden değiştirildi?

29 Temmuz 1970'te resmi olarak İmroz'dan Gökçeada'ya dönüştürüldü. 1964'te başlayan Türkleştirme politikalarının parçasıydı; köy adları 1965'te, ada adı 1970'te değiştirildi. Komşu ada Bozcaada'ya benzetilerek bu ismin seçildiği düşünülüyor.

Gökçeada'da hâlâ Rum yaşıyor mu?

Evet, yaklaşık 200-300 yaşlı Rum hâlâ adada yaşıyor. 1960'ta 5.000'den fazla olan Rum nüfus, 1964-1975 dönemindeki baskılar sonrasında büyük çoğunluğunun göç etmesiyle bu rakamlara indi. Rum okulları 2013 ve 2015'te yeniden açıldı.

Lozan Antlaşması İmroz hakkında ne diyordu?

24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması ile İmroz ve Bozcaada Türkiye'ye bırakıldı. Antlaşmanın 37-44. maddeleri Müslüman olmayan azınlıklara din, eğitim, dil ve mülkiyet güvencesi veriyordu; ancak 1964 sonrasında bu hükümlerin uygulanması tartışma konusu olmaya devam etti.

Tarihi Rum köyleri ziyarete açık mı?

Evet, beş Rum köyü de (Tepekköy, Dereköy, Zeytinlikköy, Bademlikköy, Kaleköy) ziyarete açık ve girişi ücretsiz. Hepsi kentsel sit alanı statüsünde koruma altında. Kışın büyük bölümü boş kalır; en iyi ziyaret zamanı mayıs-haziran veya eylül-ekim.

📍 Dereköy — Harita

🏷️ Etiketler:

İmroz Gökçeada tarihi Rum köyleri 1964 Lozan Tepekköy Dereköy kültür

Paylaş

WhatsApp Twitter/X
Gökçe

Gökçe

Ada rehberin · Yapay Zeka

Gökçe ile sohbet etmek için üye olmalısın.